ADET GECİKMESİ SEBEPLERİ

Adet gecikmesinin sebepleri, adet bozukluğu sorun olmadığı zamanlarda 4 haftada bir adet görürler ve bu durum 3 ila 5 gün kadar sürer. Fakat her kadın bu süreyi her zaman tutmaz. Bazı kadınlarda adet kanaması üç hafta ara ile, bazı kadınlarda da otuzbeş günde bir tekrar eder. Bu durum da normaldir. Birkaç günlük adet gecikmesinormal kabul edilirken, daha uzun adet dönemi gecikmelerinde gebelik yoksa, vücuttaki hormonsal dengesizliklerin olup olmadığı araştırılmalıdır. Hanımları düşünmeye sevkeden durumlardan biri de adet gecikmesidir. normal adet gören bir kadında sikluslar fizyolojik olarak 21 ila 35 gün arasında değişir. Bir adet siklusunun otuzbeş günden daha uzun ara ile devam etmesineticesinde adet gecikmesinden bahsedilir. adetlerin birkaç gün gecikmesi bir sorun olarak algılanmamalıdır. yılda 1-2 defa adet gecikmesi olabilir ancak adet düzensizliği üç aydan daha fazla sürerse adet gecikmesi ile ilgili değerlendirme yapılmalıdır.

Adet gecikmesinin sebepleri adet gecikmesinin en sık rastlanan nedeni yumurtanın geliştiği folikülün çatlamaması olarak değerlendirilir. Aslında kadınların bir çoğu yılda bir siklüs yumurtanın çatlamaması durumunu yaşarlar. fizyolojik olan bu durum pek çok kez birkaç günlük adet gecikmesine yol açtığı için kadınlar tarafından dikkate alınmaz. Adet gecikmesinde ilk olarak akla gelmesi gereken şey ise gebeliktir. Adetin gecikmesi fizyolojik olan bu durumlar dışında yumurtalıklarda gelişebilecek endometriozis kistleri, yumurtalıkların iyi ve kötü huylu tümörleri gibi patolojik kistik oluşumlarda da görülebilir. Bazı hormonal denge bozukluklarında ilk belirti adet gecikmesi şeklinde olabilir. bu grup hastalıklar çok çeşitlidir.

En sık rastlananları ise polikistik over sendromu, tiroid bezi fonksiyon bozuklukları ve süt hormonu olarak bilinen prolaktin hormonu salgı bozukluklarıdır. bu hormon bozuklukları arasında adet düzensizliklerine en sık yol açan durumu ise polikistik over sendromu oluşturur.adet gecikmesi ve bozukluğu tedavikadın hastalıkları ve doğum uzmanı muayene ve ultrasonografi ile tanı koyar. detaylı yapılacak olan hormon profili analizi de teşhisin en önemli parçasını oluşturur. tedavi şekli bulunan patolojiye göre değişir. tiroid hormonu yetersizliğine bağlı durumlarda tiroid hormonu verilir. prolaktin hormonunun yüksek düzeyde salgılandığı durumlarda, salgılamayı kesici ilaçlar verilir.